no fucking license
Bookmark

ÇOCUK YETİŞTİRMEDE EBEVEYNLERİN SORUMLULUKLARI

Gençlerde Saygı Kalmadı Diyenlere: Aynaya Bakma Zamanı mı?

Gençlerde Saygı Kalmamış" Diyen Hacı Amca'ya Söyleyeceklerim Var! 

Geçen gün halk otobüsünde manzara aynı manzara... 
Tıklım tıklım dolu, ayakta duranlar birbirine girmiş, hava desen zaten nemli mi nemli. 
Bizim Hacı amca bindi otobüse. 
Elinde baston, beli iki büklüm, gözleri etrafta bir yer arıyor. 
Tabii otobüs dolu, gençler kulaklık takmış telefona gömülmüş, kimsenin haberi yok amcadan.

Hacı amca dayanamadı tabii, başladı söylenmeye:
-- Gençlerde saygı kalmamış bee! Ne biçim yetiştirdiniz siz bu çocukları?
İçimden bir ses geldi, neredeyse pat diyecektim:
--Söylenme hacı amca, onların suçu değil. Senin yetiştirdiğin bir nesil bunlar. Çocuklar bizim aynamızdır, ne verirsen onu alırsın!"

Ama sustum. Çünkü hepimiz toplum olarak o çocukların yetişmesinden sorumluyuz. Hacı amca da, ben de, sen de...

🤔 Peki Nerelerde Yanlış Yapıyoruz Bu Çocuk Büyütme İşinde?


Beyler, sandalyeleri şöyle bir ters çevirin, bugünkü mevzumuz "eski toprakların" dilinden düşmeyen o meşhur nakarat: "Şimdiki gençlerde saygı kalmadı." 
Ya hu, biz bu çocuklara saygı duyulacak bir dünya bıraktık da onlar mı elinin tersiyle itti? 
Gelin şu "çocuk yetiştirme sanatı" dedikleri mevzuyu bir irdeleyelim

👑 1. "Benim Oğlum/ Kızım Prens/Prenses" Sendromu

“Oğlum benim bir tanem, kızım benim prensesim” diye diye çocuğu öyle bir yere koyuyoruz ki, 20 yaşına geldiğinde hâlâ kendini tahtın sahibi sanıyor. 
Otobüste ayakta duran hamile kadını görmez.
Çünkü prensler niye yer versin? 
Onlar oturur, halk hizmet eder! 
Evde prens/prenses gibi büyüttüğün çocuk ise 30 yaşına geldiğinde hâlâ “Benim tacımı kim verecek?” diye geziyor. 
Herhalde tacı tencere kapağı sanıyor!

📱 2. Elin Çocuğuna Telefon, Kendi Çocuğuna Ekran Maması

2 yaşında çocuğa eline telefonu tutuştur "ağlamasın". 
7 yaşında tablet ver "ders çalışsın" diye. 
15 yaşında sosyal medyada kaybolan bir çocuk "neden bana saygı duymuyor" diye ağlama.

Çocuğa ekran maması yedire yedire büyüttün, 
Şimdi otobüste kafasını kaldırıp da seni görmüyor. 
O telefonun ışığı o kadar kuvvetli ki, 
Hacı amcayı göremez tabii!" 

🎁 3. "Oğlum Üzülmesin" Ekonomisi

Çocuk ağlamasın diye her istediğini al, sınır koyma, "hayır" deme. 
Sonra çocuk büyüsün, hayat ona "hayır" dediğinde yıkılsın. 
30 yaşında hala "ben istedim mi olur" kafasında gezen bir yetişkin ordusu...

Çocuğa her istediğini alırsan, büyüyünce hayatın 'hayır' kelimesini duyunca şok geçirir. 
Hayat öyle bir patron ki, 'evlat' bile demez, direkt kapının önüne koyar." 

🏆 4. "Benim Çocuğum Hata Yapmaz" Yanılgısı

Çocuk camı kırdı mı? 
Oğlum yapmaz öyle şey, cam kendiliğinden kırıldı!.
Okulda kavga mı etti? 
Öğretmen haksız, benim çocuğum melektir!" 

Büyüyünce çocuk, hatasının üstünü örtecek birini arar durur. 
Bulamazsa suçu başkasına atar.
Hatasını örtbas ettiğin çocuk, büyüyünce suçu üstlenecek adam olmaz. 
Olsa olsa 'yapmadım, görmedim, bilmiyorum' üçlemesinin başrol oyuncusu olur." 

💰 5. Değerleri Parayla Ölçmek

Oğlum bak sana son model telefon aldım, 
Demek ki seni çok seviyorum.
Kızım bu ay harçlığını arttırdım, ne demek istediğimi anlıyorsun değil mi?
Sevgiyi parayla, hediyeyle, harçlıkla ölçersen, çocuk büyüyünce sevginin karşılığını maddiyatta arar.

Sevgiyi harçlıkla ölçersen, çocuk büyüyünce 'beni seviyorsan arabanı bana ver' der. 
Haklı be, siz öyle öğrettiniz!" 

👮 6. "Ben Yapamadım, Oğlum Yapsın" Travması

Kendin doktor olamadın, çocuğu zorla tıp fakültesine sok. 
Kendin piyano çalamadın, çocuğa 5 yaşında piyano dersi. 
Çocuğun ruhu, hayalleri, istekleri? 
Boşver! 
O senin ikinci şansın!

Kendi hayallerini çocuğuna yükledin, şimdi o çocuk 30 yaşında hala senin hayalini yaşıyor. Kendi hayatını ne zaman yaşayacak?
Onu da sorma, belki 50'sinde anlar." 

🏠 7. Evde Kurallar, Dışarıda Rezalet

Evde "saygılı ol" diye nasihat ver, ama kendin trafikte küfür et, komşuya bağır, devlet dairesinde memurla kavga et. 
Çocuk ne görüyor? 
Baba evde saygı diyor ama dışarıda manyak gibi bağırıyor. 
Demek ki saygı sadece evde geçerli, dışarıda değil."

Çocuğa 'büyüklere saygı' dersi verirken, elindeki telefonla patronuna mesaj atıp 'bu manyak müşteri de kim?' diyorsan, çocuk saygıyı sadece evde öğrenir. 
Dışarıda Hacı amcaya yer vermez tabii!

🤷‍♂️ Peki Ne Yapmalı Hacı Amca?

Şimdi diyeceksin ki, “Hacı amca ne yapsın?”  
Hacı amca önce kendi nesline baksın. 
Gençler bugün nasılsa, dün onlara ne öğrettiysek bugün onu görüyoruz. 

Çocuklar ayna kardeşim, ayna! 
Ne gösterirsen onu yansıtırlar.  
Otobüste yer vermeyen gence kızmak yerine, o gencin evde nasıl yetiştiğine bak.  
Evde babası trafikte küfür ediyor muydu?  
Annesi komşu hakkında dedikodu yapıyor muydu?  
Evde "saygı" lafta mı kalıyordu, yoksa gerçekten yaşanıyor muydu?

🧿 Son Söz: Ayna Kırılmadan...

Çocuklar kredi kartı gibidir.
Ne harcarsan, onu ödersin, üstelik faizi de ağır olur, şaşırma. 
Hacı amca, bir dahaki sefere otobüste söylenirken, şöyle düşün: 
O gençler senin yetiştirdiğin toplumun çocukları. 
Belki onlara yer vermeyi öğretmedin, belki evde “büyüklere saygı” derken yolda gördüğün yaşlı amcaya selam vermedin. 
Unutma, çocuklar laftan çok görerek ve taklit ederek öğrenir. .


"Saygı, yaşlılara tahsis edilmiş bir 'bedava bilet' değildir; kazanılan bir rütbedir. Gençlere adaleti değil, sadece itaat etmeyi öğretenler, gün gelir karşısında robot bulur." — Ahmet ATAM'dan Hikmetli Sözler

Bakın kardeşlerim, ne zaman bir kahvehaneye girsem ya da otobüse binsem aynı sızlanma: "Ah ah, bizim zamanımızda büyüklerin yanında bacak bacak üstüne atılmazdı, şimdikiler edepsiz." 

Ulan, senin zamanında saygı vardı da, o saygıyla hangi taşı üst üste koydun? Biz bu gençlere doğası talan edilmiş, ekonomisi delik deşik, adaleti topallayan bir memleket bıraktık. Sonra da diyoruz ki "Bize yer ver." 

Ya çocuk geleceğini göremiyor, sen hala koltuk derdindesin! Saygı dediğin şey tek taraflı işleyen bir otoban değildir. Sen gence insan gibi değer vermezsen, o da sana sadece "eski bir eşya" muamelesi yapar. Hadi şimdi aynaya bakın da o 'kaybolan saygıyı' orada arayın!

Kuşak Meselesi Sokak Mantığı Benim Terazim
Saygı Tanımı "Kayıtsız şartsız itaat, sus ve dinle." Ona saygı değil, korku denir. Gerçek saygı, fikir birliğiyle başlar.
Eski vs Yeni "Bizim zamanımızda her şey daha iyiydi." Sizin zamanınızdaki o 'iyilikler' bugünkü enkazın temeli olmasın sakın?
Gelecek Kaygısı "Gençler çok tembel, çalışmıyorlar." Çalışınca karşılığını alamayan gencin umudu ölür. Umudu ölenin de nezaketi azalır.

Nesil Çatışmasına "Dürüst" Sorular

Gençler neden otobüste yer vermiyor?

Belki o çocuk bütün gün asgari ücretle sömürülmekten yorgun düşmüştür. Ya da büyüklerinden gördüğü o 'saygı nezaketini' sokağın hırçınlığında kaybetmiştir.

Sosyal medya gençleri bozdu mu?

Sosyal medya sadece var olanı gösteriyor. Gençler oraya kaçıyorsa, gerçek dünyada onları dinleyecek kimse kalmadığı içindir.

Eski kuşak nerede hata yaptı?

"Ben bilirim" kibriyle gençlerin zekasını küçümsediler. Saygıyı bir unvan gibi beklediler ama hak etmeyi unuttular.

Gençlerle iletişim nasıl kurulur?

Parmak sallamayı bırakıp, kulak vermeyi deneyerek. Onları yargılamadan önce ne yaşadıklarını anlayarak.

Yeni nesilden ümit var mı?

Her zaman var! Onlar bizim bıraktığımız kirli suları temizleyecek, bozuk düzeni düzeltecek tek güç. Yeter ki gölge etmeyelim.

Günün Ana Fikri

"Gençlerden saygı bekleyenler, önce onlara saygı duyulacak bir miras ve karakter bırakmalıdır. Kuru gürültüyle saygı kazanılmaz!"
🔍 Dijital Ayak İzi

© Ahmet ATAM - KENDİME YAZILARIM

Yorum Gönder

Yorum Gönder

Yorumlarda lütfen saygılı olun